Kuran-ı Kerim

Kuran-ı Kerim Ayeteri İle İlgili Açıklamalar - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
1 2 3 4 5  ... Sonuncu
Kuran-ı Kerim>Kuran-ı Kerim Ayeteri İle İlgili Açıklamalar
MrBerkHD 20:08 13.01.20
Allah (c.c.) tarafından indirilmiş kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'de Üzülme kelimesi bulunan ayetlerden bazıları . Mümkünse ayetlerin üstündeki ilgili sayfasını tıklayarak ayetin öncesi ve sonrasindaki ayetlerle birlikte okumanızı öneririm.

İnternete bağlı kalmadan istediğiniz zaman Kuranı Kerim meali okumak isterseniz Kuranı Kerim meali mobil uygulamasına bakabilirsiniz.

Euzu billahi mineş-şeytanirracim.Bismillahirrahmanırrahim
(Kuran okumaya bununla başlamak gereklidir.).Anlamı "Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığırım.Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla".

Kuran-ı Kerim 69. sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 153 nolu ayeti

" O zaman Peygamber arkanızdan sizi çağırdığı halde siz, durmadan (savaş alanından) uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. (Allah) size keder üstüne keder verdi ki, bundan dolayı gerek elinizden gidene, gerekse başınıza gelenlere üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. "

Kuran-ı Kerim 111. sayfasında bulunan,Maide süresinin 26 nolu ayeti

" Allah, «Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme» dedi. "

Kuran-ı Kerim 118. sayfasında bulunan,Maide süresinin 68 nolu ayeti

" «Ey Kitap ehli! Siz, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni hakkıyle uygulamadıkça, (doğru) bir şey (yol) üzerinde değilsinizdir» de. Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun küfür ve azgınlığını elbette artıracaktır. Kâfirler topluluğuna üzülme. "

Kuran-ı Kerim 153. sayfasında bulunan,A'raf süresinin 35 nolu ayeti

" Ey Âdem oğulları! Size kendi içinizden âyetlerimi anlatacak peygamberler gelir de kim (onlara karşı gelmekten) sakınır ve kendini ıslah ederse, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. "

Kuran-ı Kerim 192. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 40 nolu ayeti

" Eğer siz ona (Resûlullah'a) yardım etmezseniz (bu önemli değil); ona Allah yardım etmiştir: Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den) çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; o, arkadaşına. Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu. Bunun üzerine Allah ona (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah'ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir. "

Kuran-ı Kerim 215. sayfasında bulunan,Yunus süresinin 62 nolu ayeti

" Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de. "

Kuran-ı Kerim 224. sayfasında bulunan,Hud süresinin 36 nolu ayeti

" Nuh'a vahyolundu ki: Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık (sana) asla inanmayacak. Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan) dolayı üzülme. "

Kuran-ı Kerim 242. sayfasında bulunan,Yusuf süresinin 69 nolu ayeti

" Yusuf'un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve «Bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme» dedi. "

Kuran-ı Kerim 265. sayfasında bulunan,Hicr süresinin 88 nolu ayeti

" Sakın onlardan bazı sınıflara verdiğimiz dünya malına göz dikme, onlardan dolayı üzülme ve müminlere alçak gönüllü ol. "

Kuran-ı Kerim 313. sayfasında bulunan,Taha süresinin 40 nolu ayeti

" Hani, kız kardeşin gidip «Ona bakacak birini size bulayım mı?» diyordu. Böylece seni, gözü gönlü mutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik. Ve sen, birini öldürdün de seni endişeden kurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra takdire göre (bu makama) geldin ey Musa! "

Kuran-ı Kerim 424. sayfasında bulunan,Ahzap süresinin 51 nolu ayeti

" Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın. Bıraktığın hanımlarından arzu ettiğini tekrar yanına almanda, senin üzerine bir günah yoktur. Böyle yapman onların mutlu olmalarına, üzülmemelerine ve hepsinin, senin verdiklerine razı olmalarına daha uygundur. Allah, kalplerinizde olanı bilir. Allah hakkıyle bilendir, halîmdir. "

Kuran-ı Kerim 479. sayfasında bulunan,Fussilet süresinin 30 nolu ayeti

" Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. "

Kuran-ı Kerim 493. sayfasında bulunan,Zuhruf süresinin 68,69 nolu ayeti

" Ey âyetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur. Sizler üzülmeyeceksiniz de. "

Kuran-ı Kerim 502. sayfasında bulunan,Ahkaf süresinin 13 nolu ayeti

" «Rabbimiz Allah'tır» deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. "

Kuran-ı Kerim 539. sayfasında bulunan,Hadid süresinin 23 nolu ayeti

" (Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez. "


Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 20:11 13.01.20
Allah (c.c.) tarafından indirilmiş kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'de Temizleme kelimesi bulunan ayetlerden bazıları . Mümkünse ayetlerin üstündeki ilgili sayfasını tıklayarak ayetin öncesi ve sonrasindaki ayetlerle birlikte okumanızı öneririm.

İnternete bağlı kalmadan istediğiniz zaman Kuranı Kerim meali okumak isterseniz Kuranı Kerim meali mobil uygulamasına bakabilirsiniz.

Euzu billahi mineş-şeytanirracim.Bismillahirrahmanırrahim
(Kuran okumaya bununla başlamak gereklidir.).Anlamı "Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığırım.Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla".

Kuran-ı Kerim 70. sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 154 nolu ayeti

" Sonra o kederin arkasından Allah size bir güven indirdi ki, (bu güvenin yol açtığı) uyuklama hali bir kısmınızı kaplıyordu. Kendi canlarının kaygısına düşmüş bir gurup da, Allah'a karşı haksız yere cahiliye devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlar, «Bu işten bize ne!» diyorlardı. De ki: İş (zafer, yardım, herşeyin karar ve buyruğu) tamamen Allah'a aittir. Onlar, sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işten bize bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. Şöyle de: Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, öldürülmesi takdir edilmiş olanlar, öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi. Allah, içinizdekileri yoklamak ve kalplerinizdekileri temizlemek için (böyle yaptı). Allah içinizde ne varsa hepsini bilir. "

Kuran-ı Kerim 113. sayfasında bulunan,Maide süresinin 41 nolu ayeti

" Ey Resûl! Kalpleri iman etmediği halde ağızlarıyle «inandık» diyen kimselerden ve yahudilerden küfür içinde koşuşanlar(ın hali) seni üzmesin. Onlar durmadan yalana kulak verirler, ve sana gelmeyen (bazı) kimselere kulak verirler; kelimeleri yerlerinden kaydırıp değiştirirler. «Eğer size şu verilirse hemen alın, o verilmezse sakının!» derler. Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse, sen Allah'a karşı, onun lehine hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada rezillik vardır ve ahirette onlara mahsus büyük bir azap vardır. "

Kuran-ı Kerim 177. sayfasında bulunan,Enfal süresinin 11 nolu ayeti

" O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu. "

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 20:13 13.01.20
Allah (c.c.) tarafından indirilmiş kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'de Namaz kelimesi bulunan ayetlerden bazıları . Mümkünse ayetlerin üstündeki ilgili sayfasını tıklayarak ayetin öncesi ve sonrasindaki ayetlerle birlikte okumanızı öneririm.

İnternete bağlı kalmadan istediğiniz zaman Kuranı Kerim meali okumak isterseniz Kuranı Kerim meali mobil uygulamasına bakabilirsiniz.

Euzu billahi mineş-şeytanirracim.Bismillahirrahmanırrahim
(Kuran okumaya bununla başlamak gereklidir.).Anlamı "Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığırım.Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla".

Kuran-ı Kerim 2. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 3 nolu ayeti

" Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar. "

Kuran-ı Kerim 7. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 43 nolu ayeti

" Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin. "

Kuran-ı Kerim 7. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 45 nolu ayeti

" Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir. "

Kuran-ı Kerim 12. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 83 nolu ayeti

" Vaktiyle biz, İsrailoğullarından: Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz diye söz almış ve «İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin» diye de emretmiştik. Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz. "

Kuran-ı Kerim 17. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 110 nolu ayeti

" Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah'ın katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür. "

Kuran-ı Kerim 19. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 125 nolu ayeti

" Biz, Beyt'i (Kâbe'yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsmail'e: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emretmiştik. "

Kuran-ı Kerim 23. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 153 nolu ayeti

" Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir. "

Kuran-ı Kerim 27. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 177 nolu ayeti

" İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır! "

Kuran-ı Kerim 39. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 238 nolu ayeti

" Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a saygı ve bağlılık içinde namaz kılın. "

Kuran-ı Kerim 47. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 277 nolu ayeti

" İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler. "

Kuran-ı Kerim 55. sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 39 nolu ayeti

" Zekeriyya mâbedde durmuş namaz kılarken melekler ona şöyle nida ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir Kelime'yi tasdik edici, efendi, iffetli ve sâlihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler. "

Kuran-ı Kerim 85. sayfasında bulunan,Nisa süresinin 43 nolu ayeti

" Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır. "

Kuran-ı Kerim 90. sayfasında bulunan,Nisa süresinin 77 nolu ayeti

" Kendilerine, ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın ve zekâtı verin, denilen kimseleri görmedin mi? Sonra onlara savaş farz kılınınca, içlerinden bir gurup hemen Allah'tan korkar gibi, hatta daha fazla bir korku ile insanlardan korkmaya başladılar da «Rabbimiz! Savaşı bize niçin yazdın! Bizi yakın bir süreye kadar ertelesen (daha bir müddet savaşı farz kılmasan) olmaz mıydı?» dediler. Onlara de ki: «Dünya menfaati önemsizdir, Allah'tan korkanlar için ahiret daha hayırlıdır ve size kıl payı kadar haksızlık edilmez.» "

Kuran-ı Kerim 94. sayfasında bulunan,Nisa süresinin 101 nolu ayeti

" Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır. "

Kuran-ı Kerim 95. sayfasında bulunan,Nisa süresinin 102 nolu ayeti

" Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına) alsınlar, böylece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan (bu) diğer gurup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. "

Kuran-ı Kerim 95. sayfasında bulunan,Nisa süresinin 103 nolu ayeti

" Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır. "

Kuran-ı Kerim 100. sayfasında bulunan,Nisa süresinin 142 nolu ayeti

" Şüphesiz münafıklar Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar; halbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az hatıra getirirler. "

Kuran-ı Kerim 102. sayfasında bulunan,Nisa süresinin 162 nolu ayeti

" Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük mükâfat vereceğiz. "

Kuran-ı Kerim 107. sayfasında bulunan,Maide süresinin 6 nolu ayeti

" Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı da (yıkayın). Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz. "

Kuran-ı Kerim 108. sayfasında bulunan,Maide süresinin 12 nolu ayeti

" Andolsun ki Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. (Kefil olarak) içlerinden on iki de başkan göndermiştik. Allah onlara şöyle demişti: Ben sizinle beraberim. Eğer namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, peygamberlerime inanır, onları desteklerseniz ve Allah'a güzel borç verirseniz (ihtiyacı olanlara Allah rızası için faizsiz borç verirseniz) andolsun ki sizin günahlarınızı örterim ve sizi, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkâr yolunu tutarsa doğru yoldan sapmış olur. "

Kuran-ı Kerim 116. sayfasında bulunan,Maide süresinin 55 nolu ayeti

" Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resûlüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler. "

Kuran-ı Kerim 117. sayfasında bulunan,Maide süresinin 58 nolu ayeti

" Namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünemeyen bir toplum olmalarındandır. "

Kuran-ı Kerim 122. sayfasında bulunan,Maide süresinin 91 nolu ayeti

" Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi? "

Kuran-ı Kerim 124. sayfasında bulunan,Maide süresinin 106 nolu ayeti

" Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra alıkorsunuz; «Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemiyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz» diye Allah üzerine yemin ederler. "

Kuran-ı Kerim 135. sayfasında bulunan,En'am süresinin 72 nolu ayeti

" «Namazı dosdoğru kılın ve Allah'tan korkun» (diye de emredildik). O, huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tır. "

Kuran-ı Kerim 138. sayfasında bulunan,En'am süresinin 92 nolu ayeti

" Bu (Kur'an), Ümmü'l-kurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler. "

Kuran-ı Kerim 149. sayfasında bulunan,En'am süresinin 162 nolu ayeti

" De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir. "

Kuran-ı Kerim 171. sayfasında bulunan,A'raf süresinin 170 nolu ayeti

" Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz. "

Kuran-ı Kerim 176. sayfasında bulunan,Enfal süresinin 3 nolu ayeti

" Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir. "

Kuran-ı Kerim 186. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 5 nolu ayeti

" Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yarlığayan, esirgeyendir. "

Kuran-ı Kerim 187. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 11 nolu ayeti

" Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme âyetlerimizi böyle açıklıyoruz. "

Kuran-ı Kerim 188. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 18 nolu ayeti

" Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır. "

Kuran-ı Kerim 194. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 54 nolu ayeti

" Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka bir şey değildir. "

Kuran-ı Kerim 197. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 71 nolu ayeti

" Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir. "

Kuran-ı Kerim 199. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 84 nolu ayeti

" Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler. "

Kuran-ı Kerim 203. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 108 nolu ayeti

" Onun içinde asla namaz kılma! İlk günden takvâ üzerine kurulan mescit (Kuba Mescidi) içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. Onda temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da çok temizlenenleri sever. "

Kuran-ı Kerim 217. sayfasında bulunan,Yunus süresinin 87 nolu ayeti

" Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın, namazlarınızı da dosdoğru kılın. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik. "

Kuran-ı Kerim 230. sayfasında bulunan,Hud süresinin 87 nolu ayeti

" Dediler ki: Ey Şuayb! Babalarımızın taptıklarını (putları), yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın! "

Kuran-ı Kerim 233. sayfasında bulunan,Hud süresinin 114 nolu ayeti

" Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır. "

Kuran-ı Kerim 251. sayfasında bulunan,Ra'd süresinin 22 nolu ayeti

" Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır. "

Kuran-ı Kerim 258. sayfasında bulunan,İbrahim süresinin 31 nolu ayeti

" İman eden kullarıma söyle: Namazlarını dosdoğru kılsınlar, kendisinde ne alış-veriş, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan (Allah için) gizli-açık harcasınlar. "

Kuran-ı Kerim 259. sayfasında bulunan,İbrahim süresinin 37 nolu ayeti

" «Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyt-i Harem'inin (Kâbe'nin) yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler.» "

Kuran-ı Kerim 259. sayfasında bulunan,İbrahim süresinin 40 nolu ayeti

" «Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!» "

Kuran-ı Kerim 289. sayfasında bulunan,İsra süresinin 78 nolu ayeti

" Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir. "

Kuran-ı Kerim 289. sayfasında bulunan,İsra süresinin 79 nolu ayeti

" Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl. (Böylece) Rabbinin, seni, övgüye değer bir makama göndereceği umulur. "

Kuran-ı Kerim 292. sayfasında bulunan,İsra süresinin 110 nolu ayeti

" De ki: «İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır.» Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut. "

Kuran-ı Kerim 306. sayfasında bulunan,Meryem süresinin 31 nolu ayeti

" «Nerede olursam olayım, O beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti.» "

Kuran-ı Kerim 308. sayfasında bulunan,Meryem süresinin 55 nolu ayeti

" Halkına namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbi nezdinde de hoşnutluk kazanmış bir kimse idi. "

Kuran-ı Kerim 308. sayfasında bulunan,Meryem süresinin 59 nolu ayeti

" Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler. "

Kuran-ı Kerim 312. sayfasında bulunan,Taha süresinin 14 nolu ayeti

" Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah'ım. Benden başka ilâh yoktur. Bana kulluk et; beni anmak için namaz kıl. "

Kuran-ı Kerim 320. sayfasında bulunan,Taha süresinin 132 nolu ayeti

" Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir. "

Kuran-ı Kerim 327. sayfasında bulunan,Enbiya süresinin 73 nolu ayeti

" Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi. "

Kuran-ı Kerim 335. sayfasında bulunan,Hac süresinin 35 nolu ayeti

" Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar. "

Kuran-ı Kerim 336. sayfasında bulunan,Hac süresinin 41 nolu ayeti

" Onlar (o müminler) ki, eğer kendilerine yeryüzünde iktidar verirsek namazı kılar, zekâtı verirler, iyiliği emreder ve kötülükten nehyederler. İşlerin sonu Allah'a varır. "

Kuran-ı Kerim 340. sayfasında bulunan,Hac süresinin 78 nolu ayeti

" Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim'in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur'an'da) size «müslümanlar» adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır! "

Kuran-ı Kerim 341. sayfasında bulunan,Mü'minum süresinin 2 nolu ayeti

" Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler; "

Kuran-ı Kerim 341. sayfasında bulunan,Mü'minum süresinin 9 nolu ayeti

" Ve onlar ki, namazlarına devam ederler. "

Kuran-ı Kerim 354. sayfasında bulunan,Nur süresinin 37 nolu ayeti

" Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar. "

Kuran-ı Kerim 356. sayfasında bulunan,Nur süresinin 56 nolu ayeti

" Namazı kılın; zekâtı verin; Peygamber'e itaat edin ki merhamet göresiniz. "

Kuran-ı Kerim 356. sayfasında bulunan,Nur süresinin 58 nolu ayeti

" Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah âyetleri size böyle açıklar. Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. "

Kuran-ı Kerim 376. sayfasında bulunan,Neml süresinin 2,3 nolu ayeti

" Namazı kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak iman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir. "

Kuran-ı Kerim 400. sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 45 nolu ayeti

" (Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir. "

Kuran-ı Kerim 406. sayfasında bulunan,Rum süresinin 31 nolu ayeti

" Hepiniz O'na yönelerek O'na karşı gelmekten sakının, namazı kılın; müşriklerden olmayın. "

Kuran-ı Kerim 410. sayfasında bulunan,Lokman süresinin 4 nolu ayeti

" O kimseler, namazı kılarlar, zekâtı verirler; onlar ahirete de kesin olarak iman ederler. "

Kuran-ı Kerim 411. sayfasında bulunan,Lokman süresinin 17 nolu ayeti

" Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir. "

Kuran-ı Kerim 421. sayfasında bulunan,Ahzap süresinin 33 nolu ayeti

" Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. "

Kuran-ı Kerim 435. sayfasında bulunan,Fatır süresinin 18 nolu ayeti

" Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır. "

Kuran-ı Kerim 436. sayfasında bulunan,Fatır süresinin 29 nolu ayeti

" Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarfedenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler. "

Kuran-ı Kerim 486. sayfasında bulunan,Şura süresinin 38 nolu ayeti

" Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar. "

Kuran-ı Kerim 543. sayfasında bulunan,Mücadele süresinin 13 nolu ayeti

" Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. "

Kuran-ı Kerim 553. sayfasında bulunan,Cuma süresinin 9 nolu ayeti

" Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır. "

Kuran-ı Kerim 553. sayfasında bulunan,Cuma süresinin 10 nolu ayeti

" Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz. "

Kuran-ı Kerim 568. sayfasında bulunan,Mearic süresinin 22,23 nolu ayeti

" Ancak şunlar öyle değildir: Namaz kılanlar, ki onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler;) "

Kuran-ı Kerim 568. sayfasında bulunan,Mearic süresinin 34 nolu ayeti

" Namazlarını koruyanlar; "

Kuran-ı Kerim 573. sayfasında bulunan,Müzzemmil süresinin 2,3,4 nolu ayeti

" Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt, ya da çoğalt ve Kur'an'ı tane tane oku. "

Kuran-ı Kerim 574. sayfasında bulunan,Müzzemmil süresinin 20 nolu ayeti

" (Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir. "

Kuran-ı Kerim 575. sayfasında bulunan,Müddesir süresinin 43 nolu ayeti

" Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik, "

Kuran-ı Kerim 577. sayfasında bulunan,Kıyame süresinin 31 nolu ayeti

" İşte o, (Peygamber'in getirdiğini) doğru kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı. "

Kuran-ı Kerim 597. sayfasında bulunan,Alak süresinin 9,10 nolu ayeti

" Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) menedeni gördün mü? "

Kuran-ı Kerim 598. sayfasında bulunan,Beyyine süresinin 5 nolu ayeti

" Halbuki onlara ancak, dini yalnız O'na has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur. "

Kuran-ı Kerim 602. sayfasında bulunan,Ma'un süresinin 4,5 nolu ayeti

" Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. "


Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 23:29 19.01.20
► Âdem Rabbinden bazı kelimeler aldı ve Allah (o kelimelerle) onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz ki O, (tevbeye muvaffak kılan ve tevbeleri çokça kabul eden) Et-Tevvâb, (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir. (2/Bakara 37)

Âdem’in (as) tevbe ederken yaptığı dua için bk. 7/A’râf, 23.

► Dediler ki: “Rabbimiz! Şüphesiz biz kendimize zulmettik. Şayet bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen muhakkak ki hüsrana uğrayanlardan oluruz.” (7/A'râf 23)

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 23:30 19.01.20
► Şüphesiz ki (Allah), Kitap’ta size (şu hükmü) indirdi: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve alaya alındığını duyduğunuz zaman, başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber (aynı mecliste) oturmayın. (İnkâr etmeden ya da konuyu değiştirmedikleri hâlde aynı ortamda oturursanız) şüphesiz ki siz de onlar gibi (kâfir/müşrik) olursunuz. Muhakkak ki Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde toplayacak olandır. (4/Nîsa 140)

Kişi arkadaşlık yaptığı insanlara ve çevre edindiği topluluğa dikkat etmelidir. Aynı ortamı paylaştığımız insanların, küfür veya fısk içerikli konuşmalarına iştirak etmesek dahi, inkâr etmeksizin o ortamda bulunmamız, Allah (cc) katında bizi onlarla aynı duruma düşürmektedir. Ayrıca bk. 6/En’âm, 68; 9/Tevbe, 65-66.

► Ayetlerimize (alaya alma ve yalanlamayla) dalanları gördüğünde -başka bir söze dalıncaya dek- onlardan yüz çevir. Şayet şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra zalimler topluluğuyla beraber oturma! (6/En'âm 68)

Bk. 4/Nîsa, 140; 9/Tevbe, 65-66

► Andolsun ki sözlerini onlara soracak olsan: “Lafa dalmış, eğleniyorduk.” diyeceklerdir. De ki: “Allah’ı, ayetlerini ve Resûlü’nü mü alaya alıyorsunuz?” (9/Tevbe 65)

► Özür dilemeyiniz! Muhakkak ki imanlarınızdan sonra kâfir oldunuz. Sizden bir grubu bağışlasak bile, suçlu günahkârlar olmaları nedeniyle bir diğer gruba azap edeceğiz. (9/Tevbe 66)

Allah’ı (cc), Resûlü’nü (sav), Kur’ân’ı veya dinin herhangi bir şiarını alaya almak, imanı bozan ve kişiyi küfre sokan unsurlardandır. Günümüzde dini alaya alan filmler, fıkralar ve dinin şiarları hakkında yapılan ölçüsüz şakalar bu ayetin kapsamındadır. Mümin, böylesi çirkin davranışlardan kaçındığı gibi bu davranışların sergilendiği ortamlardan da şiddetle kaçınmalıdır. (Bk. 4/Nîsa, 140)

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 23:31 19.01.20
► Allah’ın, resûllerine verdiği (yardım) sözünden döneceğini zannetme sakın! Şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve intikam sahibidir. (14/İbrahîm 47)

► Senden, azabın bir an önce gelmesini istiyorlar. (Oysa) Allah asla sözünden dönmez. Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduğunuz bin sene gibidir. (22/Hac 47)

► (Bu,) Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez, fakat insanların çoğu bilmezler. (30/Rûm 6)

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 23:32 19.01.20
► Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendirler. Kötülüğü emreder, iyilikten alıkoyar ve ellerini sıkar (cimrilik ederler). Allah’ı unuttular, Allah da (onları yardımsız ve nefisleriyle başbaşa bırakarak) unuttu. Şüphesiz ki münafıklar, fasıkların ta kendileridirler. (9/Tevbe 67)

► Buyuracak ki: “Böyle işte! Ayetlerimiz sana gelmişti, onu unutmuştun. Bugün sen de unutulup (kendi hâline terk edileceksin).” (20/Tâhâ 126)

► Allah’ı unuttukları (için), Allah’ın da onlara kendi nefislerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Bunlar, fasıkların ta kendileridirler. (59/Haşr 19)

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 23:37 19.01.20
► De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr, (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.” (3/Âl-i İmran 31)

Allah’a (cc) imanın rükünlerinden biri de Allah (cc) sevgisidir. Sevgiyse kalbin amelidir. Her insan sevdiğini iddia edebilir. Allah (cc) bu ayette “sevgi kanununu” açıklamıştır. Allah (cc) sevgisi, Allah Resûlü’ne (sav) ittibaya bağlıdır. Kişi, Allah Resûlü’ne (sav) ittiba edip, onu örnek aldığı ve Sünnet’ini yaşadığı oranda Allah’ı (cc) seviyor demektir. (Bk. 24/Nûr, 63)

► De ki: “Allah’a ve Resûl’e itaat edin.” Şayet yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah, kâfirleri sevmez. (3/Âl-i İmran 32)

► Onlara: “(Sorunlarınızı çözmek için) Allah’ın indirdiğine ve Resûl’e gelin.” denildiği zaman, münafıkların alabildiğince senden kaçtıklarını görürsün. (4/Nîsa 61)

► Hayır! Rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem tayin edip, verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan ve tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar. (4/Nîsa 65)

Ayet, 59. ayette geçen hükmü pekiştirmektedir. Sorunlarını Resûl’e (sav) götürmeyenler, onun böyle bir yetkisi olmadığını söyleyenler ya da ağızlarıyla bu yetkiyi verdikleri hâlde pratikte farklı davrananlar ayetin kapsamındadırlar.

► Aralarında hükmetmesi için Allah’a ve Resûlü’ne çağrıldıklarında (bir de bakarsın ki) bunlardan bir grup yüz çevirmiş. (24/Nûr 48)

► Şayet hak onların lehineyse koşarak gelir, (hükme) boyun eğerler. (24/Nûr 49)

► Onların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa şüpheye mi düştüler? Ya da Allah’ın ve Resûlü’nün onlara haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? (Hayır, öyle değil!) Bilakis, bunlar zalimlerin ta kendileridir. (24/Nûr 50)

► Aralarında hükmetmesi için Allah’a ve Resûlü’ne davet edilen müminlerin sözü: “İşittik ve itaat ettik.” demeleridir. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. (24/Nûr 51)

Allah’a (cc) ve ahiret gününe inanmamış münafıklarla kalpten inanan müminlerin farkı ortaya konmuştur. Müminler, lehlerine veya aleyhlerine olmasına bakmaksızın, aralarında hükmetsin diye Kur’ân ve Sünnet’e çağırıldıklarında icabet ederler. Münafıklar ise, çıkacak sonucun lehlerine olacağını düşündüklerinde çağrıya icabet eder; aleyhlerine olacağını düşündüklerinde veya emin olmadıklarında başka yollara başvurur, Allah’ın (cc) hükümlerinden yüz çevirirler. (Bk. 4/Nîsa, 60)

► Kim de Allah’a ve Resûlü’ne itaat eder, Allah’tan (saygıyla) korkar ve (azabından) sakınırsa işte bunlar, kazançlı olanların ta kendileridir. (24/Nûr 52)

► Allah ve Resûlü bir şeye hükmettiğinde, mümin erkek ve mümin kadının o işlerinde seçim hakları yoktur. Kim de Allah’a ve Resûlü’ne isyan ederse, muhakkak ki apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. (33/Ahzâb 36)

Bk. 4/Nîsa, 59-65 ve 49/Hucurât, 2.

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 23:38 19.01.20
► Yetimler hakkında adil olamayacağınızdan korkarsanız, (yetim olmayan) kadınlardan hoşunuza giden iki, üç, dört (kadını) nikâhlayın. Şayet (kadınlar arasında) adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, bir eşle veya cariyelerinizle yetinin. Haksızlık yapmamanız için en uygun olan budur. (4/Nîsa 3)

► Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. (Bununla beraber mehirlerinden) bir kısmını size bağışlarlarsa afiyetle yiyin. (4/Nîsa 4)

► Çok isteseniz bile kadınlar arasında (sevgi konusunda) tam adaleti sağlayamayacaksınız. (Mutlaka birini daha fazla seveceksiniz.) (Birine) tamamen yönelip (diğer eşinizi ne dul ne de evli olmayan ikisi arasında kalmış gibi) muallakta bırakmayın. Şayet düzeltir ve (Allah’tan) sakınıp korkarsanız şüphesiz ki Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr, (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir. (4/Nîsa 129)

► İçinizden fazilet ve zenginlik sahipleri, akrabalara, miskinlere/ihtiyaç sahibi yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (bir daha mallarından) vermeyeceklerine dair yemin etmesinler. Affetsinler, hoş görsünler (yaptıklarını görmezden gelsinler). Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr, (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir. (24/Nûr 22)

► (Peygamber kadınlarının perde olmaksızın) babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin erkek çocukları, kız kardeşlerinin erkek çocukları, kadınları ve köleleriyle (konuşmalarında) bir sakınca/günah yoktur. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz ki Allah, her şeyin üzerinde şahittir. (33/Ahzâb 55)

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
MrBerkHD 23:39 19.01.20
► Allah’a ibadet edin, hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın. Anne babaya, yakın akrabaya, yetimlere, miskinlere/ihtiyaç sahibi yoksullara, akrabanız olan komşuya, akraba olmayan komşuya, yanınızda olan arkadaşa, yolda kalmışa ve ellerinizin altında bulunanlara (köle ve cariyelere) iyilik yapın. Şüphesiz ki Allah, kibirli ve böbürlenen kimseleri sevmez. (4/Nîsa 36)

► Şüphesiz ki Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun (şirk) dışında kalanları dilediği için bağışlar. Kim de Allah’a şirk koşarsa, hiç şüphesiz büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur. (4/Nîsa 48)

Tevbe etmeden ölündüğü takdirde Allah’ın (cc) bağışlamayacağı tek günah şirktir. Şirk dışında kalan tüm günahlar, Allah’ın (cc) meşîetine kalmıştır. Dilerse bağışlar, dilerse bağışlamaz.

Şirk, İslam’ın ibadet olarak kabul ettiği bir eylemi Allah’tan (cc) başkasına yapmak ya da Allah’a (cc) ait sıfatlardan birini herhangi bir varlığa vermektir.

Şirkin birçok çeşidi vardır. Sevgide şirk (2/Bakara, 165), itaatte şirk (9/Tevbe, 31), dua ve ibadette şirk (7/A’râf, 37; 10/Yûnus, 106), yasama ve kanun koymada şirk (18/Kehf, 26; 42/Şûrâ, 21), bazı varlıkları toplumu kaynaştırmak için putlaştırma şirki (29/Ankebût, 25)...

Allah’a (cc) şirk koşan kimse, Allah’a (cc) en büyük iftirayı atmış, zulümlerin en büyüğünü işlemiştir (31/Lokmân, 13). Bu nedenle tüm amelleri boşa gitmiş (39/Zümer, 65) ve Allah (cc), cenneti ona haram kılmıştır (5/Mâide, 72)

► De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah iken, O doyurur ama (kimse tarafından) doyurulmaz iken Allah’tan başkasını mı veli edinecekmişim?” De ki: “Şüphesiz ki ben, Müslimlerin/şirki terk ederek tevhid ile Allah’a yönelen kulların ilki olmakla emrolundum.” Ve “Sakın müşriklerden olma.” (denildi.) (6/En'âm 14)

Müşrikler; Allah’ın (cc) dışındaki varlıkları veli edinir ve bir veliden/dosttan beklenecek şeyleri, o varlıklardan beklerlerdi. Allah’ın dışında edindikleri veliler/evliya; Allah’a (cc) yakın ve O’nun (cc) yanında hatır sahibi olduğuna inandıkları melekler (34/Sebe’, 40) ve salih insanların ruhaniyetiydi (53/Necm, 20; 71/Nûh, 23). Bu varlıkları veli edinme/putlaştırma nedenlerini Kur’ân şöyle açıklar:

a. Allah’a yakınlaşmak için (39/Zümer, 3)

b. Allah katında şefaatlerine nail olmak için (10/Yûnus, 18; 39/Zümer, 43-44)

c. İhtiyaç halinde onların yardımına nail olmak için (36/Yâsîn 74-75)

d. İzzet bulmak için (19/Meryem, 81-82)

e. Toplumu kaynaştırması ve milli bir değer olması için (29/Ankebût, 25)

Ayrıca bk. 29/Ankebût, 41.

► De ki: “Şüphesiz ki ben, Allah’ı bırakıp dua ettiklerinize ibadet etmekten menedildim.” De ki: “Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyduğum takdirde) gerçekten sapıtmış ve doğru yolu bulamayanlardan olmuş olurum.” (6/En'âm 56)

► De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldıklarını size okuyayım. Hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın, anne babaya iyilikte bulunun, fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin, sizi de onları da biz rızıklandırmaktayız. Fuhşiyatın açığına da kapalısına da yaklaşmayın. Hak olmadıkça Allah’ın haram kıldığı nefsi öldürmeyin.” (Allah) akledesiniz diye size bunları emretti. (6/En'âm 151)

► De ki: “Rabbim (sizin uydurduklarınızı değil) yalnızca açık ve kapalı tüm fuhşiyatı, her türlü günahı ve haksız yere taşkınlık etmeyi, (meşruluğu) hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kıldı.” (7/A'râf 33)

Şirkin hiçbir delili olmadığına dair bk. 3/Âl-i İmran, 151.

► Ve yüzünü hanif olarak dine çevir! Sakın müşriklerden olma! (10/Yûnus 105)

► Allah’ı bırakıp da sana fayda ve zarar vermeyecek olan varlıklara dua etme! Şayet böyle yaparsan hiç kuşkusuz, zalimlerden/müşriklerden olursun. (10/Yûnus 106)

104-106. ayetler, Allah Resûlü’ne (sav) tevhid üzere olması ve bunu ilan etmesinin emredildiği ayetlerdir. Tevhidin özü kulluk, kulluğun özü ibadet, ibadetin özü de duadır. Resûl (sav) dahi olsa Allah’ı (cc) bırakıp kendilerine dahi fayda ve zararı olmayan, yaratamayan, rızık veremeyen, ölüm ve hastalığı kendilerinden savamayan varlıklara dua edenler zalimlerden yani müşriklerden olurlar.

► “Babalarım olan İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Bizim herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmamız söz konusu dahi olamaz. Bu hem bize hem de insanlara Allah’ın lütuf ve ihsanındandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.” (12/Yûsuf 38)

İbrahim’in milleti için bk. 60/Mümtehine, 4.

► Kendilerine Kitap verilenler, sana indirilen (Kur’ân’dan) dolayı sevinirler. Gruplar arasından onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben, yalnızca Allah’a ibadet/kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Yalnızca O’na davet ediyorum ve dönüşüm de O’nadır.” (13/Ra'd 36)

► Allah buyurdu ki: “İki ilah edinmeyin. O, ancak tek bir ilahtır. Yalnızca benden korkun.” (16/Nahl 51)

► Allah’ı bırakıp da kendileri için göklerden ve yerden hiçbir rızka sahip olmayan, (olmaya da) güç yetiremeyecek şeylere ibadet ederler. (16/Nahl 73)

► (Allah’ı başka varlıklara, başka varlıkları da Allah’a benzeterek) Allah hakkında örnekler/misaller vermeyin. (Allah hakkında verilecek örneği yalnızca) Allah bilir, siz bilmezsiniz. (16/Nahl 74)

Hiçbir şey Allah’ın dengi, misli, benzeri ya da yakını olamayacağından, Allah’ın varlığı ve birliğine dair verilecek örnekler konusunda titiz olunmalıdır. Şanını, azametini, celal ve izzetini en iyi O bildiğinden, yalnızca Allah (cc), kendisiyle alakalı örnek verebilir. İnsanlar da bu örneklerle yetinirler.

Müşrikler, Allah’ı (cc) bazı varlıklara benzetir, bu kıyas sonucunda birtakım neticeler elde ederlerdi. Mesela, hiçbir yöneticinin yardımcı, ortak ve vezir olmadan sağlıklı yönetip idare edemeyeceği örneğinden yola çıkarak, Allah’a yardım eden, O’nun adına kâinatta tasarruf eden yardımcılar ve ortaklar olması gerektiği sonucuna ulaşırlardı.

Bir krala veya şirket müdürüne aracısız ulaşılamayacağı örneğinden yola çıkarak, Allah’a ulaştırdığına inandıkları insanları vasıtalar edinir: “Bunlar Allah katındaki şefaatçilerimiz (10/Yûnus, 18) ve bizi Allah’a yakınlaştıran vesilelerimiz (39/Zümer, 3).” derlerdi.

► Allah’la beraber başka bir İlah icat etme! Yoksa yerilmiş ve yardımsız bırakılmış olarak kalakalırsın. (17/İsrâ 22)

► Bu, Rabbinin sana hikmet olarak vahyettiğidir. Allah’la beraber başka ilah icat etme! Yoksa ayıplanmış ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın. (17/İsrâ 39)

► De ki: “Hamd, çocuk edinmemiş, hâkimiyetinde/egemenliğinde ortağı olmayan, zayıflığından ötürü dost (edinme ihtiyacı) olmayan Allah’adır. Ve O’nu tekbir et/yücelt.” (17/İsrâ 111)

► De ki: “Ancak ben de sizin gibi bir insanım. Bana: ‘İlahınız ancak tek bir ilahtır.’ diye vahyolunuyor. Artık kim Rabbi ile karşılaşmayı (ve ondan bir mükâfat almayı) umuyorsa, salih amelde bulunsun ve hiçbir şeyi Rabbine ibadette ortak koşmasın.” (18/Kehf 110)

Kur’ân-ı Kerim, amelin kabulü ve ahirette mükâfata dönüşmesi için ikisi bu ayette zikredilmek üzere toplamda üç şart belirlemiştir:

a. Ameli yapanın tevhid üzere, Allah’a (cc) şirk koşmayan bir muvahhid olması: (Bk. 14/İbrahîm, 18; 24/Nûr, 39)

b. Amelin salih olması: Yani şeriata, Peygamber’in Sünneti’ne uygun olması. (Bk. 3/Âl-i İmran, 31-32; 4/Nîsa, 64) Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim bir amel yapar, yaptığı amel sünnetimiz üzere olmazsa ameli reddedilir.” (Buhari, 2697; Müslim, 1718)

c. İhlaslı olması: Yalnızca Allah rızası için amel yapmak, hiçbir gayeyi Allah rızasına ortak kılmamak. Allah Resûlü (sav) şöyle buyurur: “Kıyamet günü Allah (cc) buyurur ki: ‘Ben, şirkten müstağni olanım. Kim bir amel yapar ve amelinde benim dışımda birini ortak kılarsa onu da amelini de terk ederim.’ ” (Müslim, 2985)

► Hani biz İbrahim’e evin/Kâbe’nin yerini göstermiş ve (şöyle vahyetmiştik): “Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükû edenler ve secde edenler için evimi temizle.” (22/Hac 26)

► Hiçbir şeyi O’na ortak koşmayan ve (şirkin her türlüsünü terk eden) hanifler olarak (bunları yapın). Kim de Allah’a şirk koşarsa gökten yere çakılan, havada kuşların kendisini (parça parça) kaptığı veya rüzgârın ıssız, uzak bir yere savurduğu kimse gibidir. (22/Hac 31)

Şirkin tanımı, çeşitleri ve müşriğin akıbeti için bk. 4/Nîsa, 48.

► (O hâlde) Allah’la beraber başka bir ilaha dua etme. Sonra azap edilenlerden olursun. (26/Şuarâ 213)

► Allah’la beraber başka bir ilaha dua etme. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. O’ndan başka her şey helak olacaktır. Hüküm yalnızca O’na aittir. O’na döndürüleceksiniz. (28/Kasas 88)

► (Allah’a) ortak koştuklarından hiçbiri onlara şefaatçi olmayacak, hatta ortaklarını inkâr edeceklerdir. (30/Rûm 13)

► Hani Lokman, oğluna öğüt verirken demişti ki: “Oğulcuğum! Allah’a şirk koşma! Şüphesiz ki şirk, en büyük zulümdür.” (31/Lokmân 13)

Şirkin tanımı, çeşitleri ve müşriğin akıbeti için bk. 4/Nîsa, 48.

► De ki: “Rabbimden bana gelen apaçık deliller (sebebiyle), Allah’ın dışında dua ettiğiniz (varlıklara) ibadet etmekten nehyedildim. Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim olmakla emrolundum.” (40/Mü’min(Ğafir) 66)

► Allah’ı bırakıp da veliler edinenler (var ya!) Allah, onların üzerinde gözetleyicidir. Sen, onların üzerine vekil değilsin. (42/Şûrâ 6)

Allah’ın dışındaki varlıkları veli/dost edinmeye dair bk. 6/En’âm, 14; 29/Ankebût, 41.

► Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin. Hiç şüphesiz ben, size O’nun tarafından (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım. (51/Zâriyat 51)

► Hiç şüphesiz, mescidler Allah’ındır. (O hâlde), Allah’la beraber başka bir (ilaha) dua etmeyin. (72/Cin 18)

Alıntı

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
1 2 3 4 5  ... Sonuncu