Allah Dostları & Evliyalar

Fatih Sultan Mehmet ve Ebul Vefa - Havas Okulu
Mobil Görünümdesiniz Klasik Görünüm için TIKLAYINIZ Kayıt ol
Havas Okulu
Etiketlenen Kullanıcılar

Allah Dostları & Evliyalar>Fatih Sultan Mehmet ve Ebul Vefa
Naim 11:16 25.07.19
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fetheder. Fetihten sonra İstanbul’un manevi büyüklerinden birisi olan Ebul Vefa hazretlerini ziyarete gitmek ister. Allah-u âlem Lalası Molla Gürani ile beraber Ebul Vefa’nın ev ve dergâhının bulunduğu Vefa semtine gelir. Büyük Allah Dostu’nun evinin önüne gelen Fatih, içeri girmek için kapıyı çalar şeyhin müridanından bir genç kapıyı açıp karşısında Sultanı görünce biraz şaşırır. Sultan gence müsait ise Ebul Vefa’yı ziyaret etmek istediğini söyleyince, genç derin bir heyecanla Şeyhinin huzuruna varır sultanın geldiğini ve ziyarette bulunmak istediğini haber verir. Aldığı cevap karşısında Sultana doğru derin bir üzüntüyle yürüyen genç durumu nasıl izah edeceğini şaşırır. Çünkü beklenmeyen bir durum olmuştur, Ebul Vefa Sultan ile görüşemeyeceğini geri dönmesi gerektiğini söylemiştir. Sultan Fatih de avludaki talebeler de hayretler içindedirler. Bir şey anlayamazlar. Koca Fatih’e kapılar kapanır mı? Cihanı titreten koca Fatih, Ebul Vefa’nın kapısında sessizce beklemektedir. Lakin bir anlam da verememektedir. Molla Gürani’ye dönerek ‘Gördün mü Lala fethedilemez denen İstanbul’u fethettik ancak Vefa Sultanının gönlünde kendimize yer bulamadık.’ Bu hal üzere Cihan Sultanın gözlerinden akan yaşlar atının yelesini okşarken sarayına doğru yol almaktan başka çaresi kalmaz.

Fatih, Ebul Vefa’yı göremez. Ziyaret edemez. Dergâha kabul edilmez. Neden acaba? Ebul Vefa’nın tavrını merak eden genç talebe üstadın huzuruna girip bunun sebebini öğrenmek ister. Bir de ne görsün dışarıda Fatih ağlamıştı , içeride ise Ebul Vefa ağlamaktadır. Fatih’in döndüğünü öğrenen şeyh gözyaşlarını siler şunları söyler; “Fatih’in bizim yanımızda özel bir yeri vardır. Bizim ona büyük muhabbetimiz vardır. Onu dergâhımıza kabul etmedik. İki sebepten dolayı dergâhımızın kapısını o şanlı sultana açmadık.

Birincisi şudur: O gaza askeridir, biz dua askeri. Aşka da ehliyeti vardır. Fatih bu dergâha girer ve tasavvufun güzelliğini, manevi halin tadını alırsa korkarım ki tahtına bir daha dönmez. Biz, Fatih’in Fatihliğine muhtacız, dergâhımızdaki talebeliğine değil. Fatih, Fatih olarak kalmalıdır. Eğer o tahttan inerse ümmet çok şey kaybeder.

İkincisi şudur: Fatih bizim dergâhımıza gelip gider, dergâhımızdaki manevi hali görürse korkarım ki her türlü iyiliği ve yardımı bize yapar. Her türlü himmeti bizim dergâhımıza döker. Sadece bu dergâha çalışır. Diğer Müslümanları ihmal eder. Hâlbuki biz isteriz ki Fatih bütün ümmetin Fatih’i olsun, sadece bu dergâhın değil. İşte onun için dergâhımızın kapısını açmadık.

Dünyanın En Büyük Havas ve Gizli ilimler Sitesi
Facebook Twitter Google Digg LinkedIn tumblr Getpocket Reddit Email
Cevapla Up

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147